İNSANLIĞI BİTİRMEK MÜMKÜN MÜ?

Gelişen dünya olayları hepimiz için imtihan vesilesi. Artık
dünya gündeminde iyi görüntülere rastlamamız zorlaştı.
Savaşlar, felaketler, kaos ve
hastalıklar son yıllara damgasını vurmuş durumda. Sadece
ülkemiz insanı değil tüm toplumlar ne yapacağını şaşırdı.
Gittikçe kötüleşen haberlere
karşı elimizden çok şey de gelmiyor. Elimizdeki somut olumsuz verilerden birisi de “İyilerin
çıldırtan sabrı”.
Kötüler zayıfları katletmeye, zayıflar da toprak olmaya
devam ediyor. Sadece Filistin
toprağı mı dünya üzerinden
silinmeye çalışılıyor? Yoksa bir
de halka yönelik katliam mı
söz konusu? Dünya suskun bir
şekilde olan biteni izliyor ya
da izleyemiyor. Medya grupları
bu yok oluşu gündemlerinden
kaldırdı bile. Ama ne olursa
olsun yok edilişin sürdürüldüğü
gerçeği halâ bilincimizde. Biliniyor ki mazlumlara, o konuyla
ilgili dört ana yoldan yardım
etme imkânımız mevcut. Diplomatik girişimler, maddi yardımlar, protestolar ve boykot. Bu
silahları iyi kullandığımız müddetçe onların dertlerine derman
olabilme ihtimalimiz yükseliyor.
Bu işgal bize çok önemli bir
şey gösterdi; insanlığın bitmediğini! Kuzey Kore’sinden tutun
ABD, Rusya ve Çin de dahil
olmak üzere birçok ülkedeki iyi
insanlar duruma sessiz kalamadılar. Protestolar, yardımlar ve
diplomatik girişimler birbirini
kovaladı. Aslında işgalin acımasızlığını fark edebilmek için iyi
insan olmak da zorunlu değil.
Empati yeteneğine sahip herkes bu acımasızlığın vahametini
kavrayabilir.
Bir bilim adamı; “Fırsatlar zorlukların tam ortasındadır” der.
Bu felaket de büyük bir fırsatı
beraberinde getirmişti. Kötülere
ve kötülüklere karşı uyanma
fırsatı. Ama tepkilerimiz saman alevi gibi çok cılız kaldı
ve unutulmaya yüz tuttu gibi.
Oysa bakış açımızı değiştirerek,
üzerimizdeki ölü toprağını atarak ve olumsuzlukları bertaraf
ederek yeniden canlanabilirdik
bu olanakla.
Yine de dünya bir uyanış
içinde ve kimlerin nasıl bir
zihniyeti olduğu konusunda
daha bir bilinçli. Evrenimizdeki
iyiler, gerçek kötülerin farkına
vardılar. Belki de asil bir toplumun yok oluşu, gerçeklerin iyi
görülüp geleceğin daha olumlu
şekillenmesini sağlayacak. Bence insanlığın bitirilmesi o kadar
da kolay değil. Tıpkı Gandhi’nin
söylediği gibi:
“İnsanlığa olan inancını yitirmemelisin. İnsanlık bir okyanustur. Bazı damlalar kirli diye
okyanus kirlenir mi hiç?”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Bedirhan Badilli - Sizin de belirttiğiniz gibi insanlığı bitirmek tabiki mümkün değil. Yeryüzünde tek bir insan kalsa dahi insanlık var olacaktır. Hatta şu an bile insanı ve insanlığı bitirmeye çalışan kötülerin bile içinde biraz da olsa insanlık vardır, yaptıklarına pişman olacak ve içlerindeki insanlık kazanacaktır ama bencillik ve menfaat yüzünden birileri birilerinin yaşama hakkını gasp edip hep yok edecektir. Yok olmamak dileğiyle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 23:00
01

Mehmet Hakkı Baydar - Bu güzel yazıya söylenecek söz yok. Her ne kadar yerinde tespitler olsa da bir noktada yine insalık üstün gelecek. Hiç bir güç bunu yok edemeyecek. Dünya her dönem böyle sancılı durumlar yaşadı ama insanlık hep yaşadı yok olmadı. İnsanların bu sarhoşluktan uyanması için bir şeylerin yapılması gerektiği gibi bu durumda da aynı olacak diye düşünüyor ve umuyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 14:50