ÇAĞIN HASTALIĞI: TAHAMMÜLSÜZLÜK

Günümüzde, birbirimize karşı kaybettiğimiz en değerli şeylerden biri tahammül gibi görünüyor. İnsanlar arasında giderek artan bir tahammülsüzlük, toplumları zehirliyor ve ilişkileri zayıflatıyor. Artık sabretmek, anlamak ve birbirine hoşgörüyle yaklaşmak yerine, tahammülsüzlük tohumları ekilmiş gibi görünüyor.

Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte, herkesin kendi “doğrularını” kusursuz bir şekilde ifade etme çabası, farklı görüşlere tahammülsüzlüğün kapılarını araladı. Fikir ayrılıkları, birbirimize daha yaklaşmak ve öğrenmek yerine, kutuplaşmayı körükleyen bir güç haline geldi.

Gelişen teknoloji, insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak yerine, onları birbirlerinden uzaklaştırmaya başladı. Klavyelerin ardında güvenli bir mesafede durmak, birçok kişinin çevrimiçi ortamlarda daha cesur, daha saldırgan bir tavır takınmasına neden oldu. Bir ekranın arkasına gizlenen insanlar, karşılarındaki kişinin duygularını, düşüncelerini ve yaşam hikayelerini göz ardı ederek sadece kendi perspektiflerini savunma eğiliminde.

Sadece siyasi veya ideolojik fikir ayrılıkları değil, günlük yaşantımızda da tahammülsüzlük rüzgarları esiyor. Trafikte sabrı kaybetmek, komşular arasında küçük anlaşmazlıkların büyüyerek komşuluk ilişkilerini zedelemesi, iş yerlerinde ufak tartışmaların işbirliği ortamını zehirlemesi gibi durumlar, birbirimize karşı olan kırgınlıkların işaretleri haline geldi.

Tahammülsüzlük, bir toplumu içsel bir çatışma ve kaos içine sürükleyebilir. Ancak belki de önemli olan, bu olumsuz eğilimi fark etmek ve değiştirmek için çaba göstermektir. Empati, anlayış ve hoşgörü, birbirimize karşı olan tahammülsüzlük duvarlarını yıkmanın anahtarlarıdır.

Birbirimize tahammül göstermek, insanlık değerlerimizi hatırlamak ve öğrenmek, daha sağlıklı ve mutlu bir toplum inşa etmek adına atılacak adımlar arasında en önemlilerinden biridir. Belki de bu zorlu dönemde, birbirimize daha çok anlayış göstermek ve karşılıklı olarak daha fazla tahammül etmek, kaybettiğimiz insanlık değerlerini yeniden inşa etmemizin başlangıcı olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Büşra Albayram - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.