HER ŞEYİ BİLENLER DE KİMİN NESİ?

İnsanlar hem karakter bakımından hem de fiziki ve zihinsel olarak çeşit çeşit. Ancak bazıları zihni açıdan haddinden çok yetersiz. Bunların sayısı ise hiç azımsanmayacak miktarlarda. Maalesef dünyamızda onların fikirleri de fazlaca kabul görebilmekte.
İnsan her şeyi bilebilir mi? Bazıları neden her şeyi bildiğini düşünür?
Mesela herhangi bir alana merakı olan kimse başlarda çok öğrendiğini zanneder. İşin derinlerine indikçe ise fazla bilmediğinin ve daha çok şey öğrenmesi gerektiğinin ayırdına varır. Bu bir nevi ilk gençlik yıllarındaki çok güçlü ve yetenekliyim, her şeyi başarabilirim zannına benzer. Yaş ilerleyince de durum malum… Yani zaman içinde az şey bildiğimizin farkına varabilmemiz gerekir aslında.
Bildiğimiz şeyler, rastladıklarımız veya tahayyül ettiklerimiz içinde sadece kavrayabildiklerimiz kadarıdır. Bilgi güçtür ama her şeyi bilebilmemiz olanaksızdır. Bazı insanlar eksiklerini kavrarken bazıları da bilmediklerinin farkında değildir. Fark edemeyenler, en vahim durumdaki yetersiz kişilerdir.
Bu vahamet neden kaynaklanır? En büyük sebep, o insanların yeterli bilgiye sahip olduklarını düşünmeleri ve istiflerini bozmamalarıdır. Aslında onlar bilgilerini gözlerinde büyüttüklerinden bilmediklerinin derecesini hesap bile edemezler. Normalde bazı konular hakkında bilgi sahibi olanlar diğer konularda eksik kalabilir. Ama ilgili gruptakilerin özelliği, genel yetersizlikleri ve bazen bunu kabullenmeyişleridir. Aynı zamanda onlar bilgi sahibi değilken fikir sahibidirler.
Teknoloji vasıtasıyla artık bilgiye ulaşmak kolay. Ama onların başka yanlışları da bu bilgilerin iyisi ile kötüsünü ayırt edememeleri ve bilgileri yarım yamalak öğrenmeleridir. Dolayısıyla yaptıkları bazı düşünce hataları zihinsel gelişimlerine de mâni olur. Sanki bu insanların öğrenme genlerinde sıkıntıların varlığı söz konusu.
Bu insanlar, diğerlerine göre daha zararlı ve yıkıcı olabilirler ancak başkalarına oranla daha kolay idare edilirler. Değerli-kaliteli sıfatları ile pahalı kavramını karıştırabilirler. Onlara göre her pahalı şey kalitelidir. Zengin olduklarında muhtemelen sonradan görme sınıfına girerler. İçlerinden çoğu kendini dünyanın merkezi görür. Bunlar insanları olumsuz algılamaya meyillidirler ve hoşgörüleri kısıtlıdır. Kendilerini çok akıllı bilirler ve kurnazdırlar. Kafalarının içindeki dünyaları çok dar olduğundan belki de asıl cehennem beyinlerindedir.
Onlara dahil olanlardan bir kesim de bilgi yükleri olmasına rağmen tecrübe eksiğini gideremeyenlerdir. Öğrendiklerinden çıkarım yapamayıp bilgilerini kullanamayanlar da bu gruptan sayılır. Bence bilmediğini kabullenip eksiklerini tamamlamaya çalışanlar onlardan ayrılır.
Sokrates bile konusu geçen tiplerin olumsuz yansımalarından etkilenmiş olsa gerek ki “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” der. Acaba bu insanları nasıl tanımlamalı? Akıllı, bilgili, erdemli ya da zeki! Peki bu kavramların kapsamında da değilseler kimin nesi bunlar?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder

# çok, ilk, durum

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Emin Sanlı - Guzel yazınızdan da anlaşılabileceği gibi, aslinda bunlar, cahil ve züppe kimselerdir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Şubat 09:44