ALLAH’I KORKMADAN SEVMELİ Mİ?

Çocukken, Allah’ı güzelce sevebilmek varken ondan neden korkayım diye mantık yürütürdüm minicik aklımla. Bu çeşit korkunun insanları yaratandan uzaklaştırdığını düşünürdüm. Ona olan sevgimin her şeyi kapsayabileceğini kurardım kafamda…
Allah’tan korkmam gerektiğini öğrenmem yıllarımı aldı. Şunun farkına vardım; büyüdüğümüzde sevgi kavramı yeterli gelmiyor, yavan kalıyor. Çünkü nefis ve akıl, o hissiyatı yanıltabiliyor. Sevgi ancak Allah korkusu ile beraber yaşanınca gerçekliğe ulaşıyor. Kuran’da Allah’ın merhametine defalarca vurgu yapılıyor. Oysa Allah’ın azap vericiliği de çokça ön plana çıkarılmakta. Şu hâlde bizden bir denge oluşturmamız istenmekte. O’nu hem sevmeli hem de O’ndan korkmalı. Sonuçta insan sevdiğinden korkmaz mı?
Kuran-ı Kerim’de de birçok ayet Allah korkusunun önemine işaret eder. Al-i İmran Suresi’nin 200.Ayeti’nde “Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” derken korkma mefhumu ile beraber kurtuluş vaadi verilir bizlere. Yine Fatır Suresi’ndeki “Ancak alimler Allah’tan korkar.” Ayeti ile Allah’tan korkmanın üstün bir meziyet olduğu ifade edilir. Taberani’ye dayalı bir hadiste ise hayat ve sonrasına dair elde edilebilecek üstünlükler doğrudan Allah korkusuna dayandırılır: “Her hikmetin başı Allah korkusudur."
Allah korkusu, bir nevi senin kibrini veya gururunu O’nun her an altüst edebileceği bilincine dayanır. Mesela eski zamanların teknoloji harikası Titanik için söylendiği varsayılan: “Titanik’i tanrı bile batıramaz” deyişi ve O’nun ol demesi neticesinde gerçekleşen batış hikayesi hâlâ hatırlardadır. Neticede korkmayan insan eksiktir ve her an kibri ile gururunun rüzgârına kapılabilir.
Peki bu korku nasıl bir korku? O’nun yüceliği karşısında, O’na duyulan sevgi ve saygı ile birlikte cezasından sakınılmak istenmesi denebilir mi buna? Bu his, aynı zamanda herhangi bir varlıktan ya da bilinmezden gelebilecek tehlikeye karşı olan korkuyla karıştırılmalı mı? Kanımca içimizde Allah korkusu varsa başka korkular küçülür ve yok olma aşamasına gelir.
Çocukken duyduğumuz Allah sevgisi biz büyüdükçe O’nun korkusuyla karışıp pişmeli. Kuran’da da anlatıldığı kadarıyla korkusuz bir sevgi çok tatsız olmalı! Nitekim insanoğlu zayıftır; ancak sevgi ile korku harmanlandıkça hataya meyil azalacaktır. Sevgi her zaman her şeyi çözemiyor. Zaten Allah korkusu içeren sevgi üst düzey sevgiler içerisindeki yerini almamış mıdır? Tıpkı Mevlâna’nın dediği gibi: “Kendi salim alemine yönelesin diye seni korkutması, bir lütfudur Allah’ın.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Mahmut Suat Temiroğlu - Sevgili yazar; bu yanınız için sizi tüm samimiyetle kutlarım duygularımıza tercüman olmuş yazınız tek kelimeyle kusursuz çok istifade ettim teşekkürlerimi arz ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mart 20:54
02

Emin Sanlı - Analizleriniz çok doğru ilker bey, islam ulemasının geneli de bu kabul doğrultusundadır !

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mart 02:40
01

Ahmet Bayuk - Allah korkusu herkeste olmalı en güzel korkuda odur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Mart 20:08